BSE Tesisat Kalite ve Ustalık Anlayışımızla sizlerleyiz.

Mekanik Tesisat Ankara

30 Yıllık Deneyim ve Tecrübemizle Hizmetinizdeyiz.

Ankara Havalandırma Sistemleri Firması

Mekanik Tesisat Taahhüt Hizmetleri

·  Isıtma ve soğutma sistemleri

·  Havalandırma sistemleri

·  Klima-iklimlendirme sistemleri

·  Yangın söndürme sistemleri

·  Bina otomasyonu

·  Sıhhi tessisat

·  İzolasyon

Dizayn & Shop Drawing Proje Hizmetleri

·  Isıtma ve soğutma tesisatı projelendirme

·  Havalandırma tesisatı projelendirme

·  Yangın tesisatı projelendirme

·  Sıhhi tesisat projelendirme

·  Isı yalıtım ve proje hesap projelendirme

·  Proje üzerinden alınan keşif ve maliyet

·  Asma tavan koordinasyonu

·  Mekanik oda koordinasyonu

·  İstenilen formatta 3 boyutlu ve 2 boyutlu proje teslimi

Güneş enerjisi sistemleri, günümüz enerji santralleri arasında güneş enerji santrali bakım maliyetleri diğer enerji santral tiplerine göre en az olan santrallerdir. Fabrikalar, lojistik firmaları ve depolar gibi çatı kullanımına sahip binalar için, çatıda üretilecek olan elektriğin neredeyse hiçbir kayba uğramadan elektriği iletiyor olması, kullanılan enerjinin kalitesini yükseltmekle birlikte işletme sahiplerinin ödemekte oldukları yüksek elektrik bedellerinin önüne geçebilmektedir. Bunun için kurulacak olan güneş enerji sisteminin tasarımı, kullanılan malzemenin kalitesi, güneş enerjisi santral kurulumu yapacak güneş enerjisi firması nın tecrübesi ve yapılacak taahhüt ile ilgili firmanın güvenilirliği, finansal gücü ve işi bitirebilme kabiliyeti de önemli bir yer tutmaktadır.

1000 m2’lik bir çatı alanında, yaklaşık 160 kW gibi kurulu güçleri elde etmek mümkündür. Ülkemizdeki ortalama güneşlenme saatlerine göre, 240 bin ila 260 bin kWh enerji elde etmek mümkündür. Bunun finansal getirisi ise yıllık ortalama $34 bin mertebesindedir. Yani 1000 m2’lik çatısı olan bir işletme için; çatının yönü ve statik uygunluğu sağlandığı takdirde, yılda ortalama $34 bin gelir elde etmesi mümkündür. İşletmesinde bu miktarda elektrik tüketimi olmayan yatırımcılar için de, üretilen elektriğin devlet garantisi ile 10 yıl boyunca şebekeye satılması da mümkündür. 

Güneş enerji sistemi kurmak için yatırımcıların dikkat etmesi gerekenler

Türkiye’de güneş enerji sistemi kurmak, için yatırımcıların dikkat etmesi gereken ve fiyatları etkileyen birçok etken vardır. Güneş panellerin menşe ve güneş panellerinin markası, güneş panelinin üretim gücü, inverterler, AC kabloları, DC kabloları, güneş enerjisi santralinin arazi yapısı, hafriyat çalışmaları, panellerin montajında alt yapı olarak ikili veya üçlü olması, kurulumun çakma ya da betonlama olması, takip sistemleri, enerji nakil hattı, trafo için yapı, kesiciler, telle çevrenin çevrilmesi, aydınlatma, güvenlik sistemi, bağlantı elamanları, konstrüksiyonun kalitesi güneş enerjisi santrali fiyatını etkilemektedir.

Ticari ya da kendi öz tüketimi için güneş enerjisi santrali kurmak isteyen yatırımcılar kesinlikle sadece fiyat odaklı hareket etmemesi gerekir. Yatırımcıların, gerek malzeme, gerek işçilik ve gerekse de kaliteden ödün vermeyen firmalar ile çalışmaları önemlidir. Aksi durumda zararla karsı karsıya kalırlar.

Güneş Enerjisi Sistemlerinin Faydaları ve Özellikleri

- Sınırsız enerji kaynağıdır,

- Güneş enerjisini kullanarak enerji maliyetlerinizi ciddi oranda indirirsiniz,

- Güneş enerjisi çevrecidir ve doğaya hiçbir zarar vermez,

Güneş enerjisi, sınırsız enerji kaynağı güneşten faydalanması sebebi ile tükenmeyen bir enerji türüdür.

Yenilebilir ve temiz enerji olması sebebi ile çevreye zararlı duman, gaz, karbon monoksit, kükürt ve radyasyon gibi etkileri yoktur.

Güneş enerjisi çevreci ve maliyeti düşük bir sistemdir.

Yatırım maliyetinin düşük olması ve yüksek verim elde edilen bir enerji türü olması sebebi ile tercih edilmektedir.

Yenilebilir enerji sistemleri içerisinde kurulumu, bakımı ve işletimi en kolay olan güneş enerjisi santralleridir.

Enerji ihtiyacı olan her yerde güneş enerjisi sistemleri kurulabilir.

Çatı gibi boş alanların işlev kazanarak enerji kaynağı olarak kullanılması ve bu alanlardan enerji üretimi sağlanır.

Modüler yapısı sayesinde montajı oldukça kolaydır.

Ekonomik olarak dışa bağımlılığı azaltarak doğal kaynaklardan elde edilen gelirin artmasına olanak sağlar.

Güneş enerjisi sistemlerinin bakım maliyetleri oldukça azdır.

Kendi elektriğinizi üreterek elektrik faturasından tasarruf yapmanızı ve kazanç elde etmenizi sağlar.

CHİLLER SOĞUTMA SİSTEMLERİ

Binalarda kullanılacak soğutma suyunu hazırlayıp kullanıcılarına (klima,FCU vb.) gönderen sistemlere chiller soğutma sistemleri denir. Chiller soğutma sistemleri en genel anlamda mahaldeki ısınan havayı dışarı atarak ortamın soğutulmasını sağlayan sistemlerdir. Chiller soğutma sistemleri, ısıtma sistemlerine göre daha kapasiteli bir mahal koşullandırma özelliğine sahiptir. Binalarda klima santrali ve fan-coil cihazlarında kullanılacak olan soğuk suyun üretildiği cihazlardır.

Chiller cihazları, iki ana gruba ayrılır;

HAVA SOĞUTMALI CHILLER CİHAZLARI:

Kondanseri hava ile soğuyan cihazlardır. Üzerinde bulunan fanlar sayesinde, kondanserden geçen soğutucu akışkanı soğutur.

 

SU SOĞUTMALI CHILLER CİHAZLARI:

Kondanseri su ile soğuyan cihazlardır. Su soğutmalı chillerlerde kule fanları vardır. Kondanser ünitesindeki borunun içinde  ısınmış olan gazın sıcaklığını alan su, kulede soğur.

Teknik Bilgiler

 
1.1.Yüksek Yapılarda Sıhhi Tesisat Tasarımı
 
1.1.1.Temiz Su Tesisatı
Yüksek katlı binalarda besleme hatları dizayn edilirken statik basınç iyi hesaplanmalıdır. Yükseklikten doğacak statik basınç besleme hattının tek çekilmesi halinde alt katlarda maksimum düzeyde olacağından bu sistemin işletimini zorlaştıracak, hatta bazı hallerde imkansız kılacaktır.
Bu dezavantajın ortadan kaldırılması için hatlar uygun zonlara bölünüp sistem bu şekilde tasarlanmalıdır. Örneğin 40 katlı bir binada binanın 20. katında tesisat katının oluşturulması ve binanın iki zona ayrılması hem statik basıncın dengelenmesini sağlayacaktır hem de kritik hatların oluşmasını ortadan kaldıracaktır. Bu uygulama sadece sohhi tesisat için değil diğer tesisatlar için de uygulanmalıdır.
 
1.1.2.Pissu Tesisatı
Yüksek katlı binalarda pis suyun düşey olarak düşüşünden dolayı ekstra bir önlem almaya gerek yoktur çünkü düşüş esnasında belirli bir mesafeye kadar (4-6mt) yer çekimi ivmesine kadar ulaşan su (g: 9,81 m/sn2) karşı direncin oluşmasıyla beraber su yerçekimi ivmesinin yarısı kadar bir hıza sahip olur ve düşme işlemini yaklaşık bu aralıkta tamamlar.
Pis su tesisatında önemli olan havalık tesisatının iyi dizayn edilmesidir. Havalık tesisatında normal katlı binalarda pis kokunun bina içinden dışarıya atılmasını sağlayan sistem yüksek katlı binalarda ise ikinci ve önemli bir işe daha yarar, bu da aşırı basınç dalgalanmalarının önlenmesidir. Yani bir nevi stres önleyici yardımcı hat olarak görev yapmasıdır.
 
1.1.3.Bazı Genel Kurallar
• Armatürden çıkan basınç yaklaşık 10 mss olarak düşünülmeli ve üst basınç olarak da 40 mss alınmalıdır.
• Yüksek katlı binalarda tesisatın uzunluğundan dolayı sistem içerisinde düşeyde çok yüksek miktarda su bulunmasından dolayı askılama ve sabitleme işlemleri çok önem arz eder.
• Borulardaki hızın 2 m/sn’yi geçmemesi gerekir. Bunun üzerine çıkıldığında tesisatta istenmeyen sesler oluşur.
• Mümkün olması halinde soğuk su dağıtımı yukarıdan aşağıya yapılmalıdır. Yapılan bu dizaynda yer çekiminden de pozitif anlamda faydalanılır.
• Yüksek katlı binalarda çalışma basınçlarına uygun doğru armatürler seçilmelidir.
• Hızın artması basıncın artmasına basıncın artması da hızın artmasına neden olacağından doğru çap seçimleri yapılmalıdır. Doğru yapılan dizayn neticesinde  ses, aşırı su sarfiyatı, armatür arızaları, boru aşınması gibi faktörler ortadan kalkmış olur.
 
1.1.4.Binalarda Gürültü Sebepleri ve Kontrolü
Gürültü sebepleri aşağıdaki başlıkta toplanmıştır
• Türbülanslı akış (çalkantılı)
Düzensiz ve çalkantılı akış sebebiyle tesisatta istenmeyen sesler oluşur. Bunun sebebi olarak, boru çapı, akışkanın yoğunluğu, hız, vizkosite
• Kavitasyon (Su buharı kabarcıklarının oluşması ve çökmesi)
Kavitasyonun oluşabilmesi için tesisat önünde bir engel olmamalıdır. Kavitasyon genellikle tesisatın son noktalarında oluşur.
• Koç darbesi
Sabit akışın birdenbire engellenmesinden kaynaklanır. Tesisat suyunun kullanılması esnasında otomatik tüketimi yapan çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, selenoid vana gibi ürünlerden kaynaklanır.
 
1.1.4.1.Gürültü Kontrolü
• Basıncın uygun vanalarla düzenlenmesi
• Uygun izolasyon
• Uygun askılama ve bağlantı imalatıyla titreşimin ve sesin tesisat boyunca ilerlemesini engellemek.


1.Yangın Söndürme Sistemleri
 
1.1.Sulu Yangın Söndürme Sistemleri
 
1.1.1.Islak Borulu Sprinkler Sistem
Sürekli suyun bulunduğu sistemde müdahale anında suyun sevkini sağlayan ıslak alarm vanaları ile sprinkler sistemin çalışmasıdır.
 
1.1.2.Kuru Borulu Sprinkler Sistem
Sistemin donmasını engellemek için kuru alarm vanasından sonraki kısma hava ya da nitrojen basınçlandırması yapılarak oluşturulan sistemdir.
 
1.1.3.Baskın Sistem
Bu sistemde tehlike anında sistem su dolarak açık sprinklerden veya basınçlandırma yapılarak başlatılan sprinklerden yangına müdahale edilir. Çok hassas olan bölümlerde kullanılır ve algılama detektörler sayesinde yapılır.
 
1.1.4.Ön Tepkimeli Sprinkler Sistem
Baskın sistemden farkı ön tepki aldıktan sonra harekete geçer, yani bölgesel veya zone olarak müdahale edilir. Suyun hasarının minimumda tutulması gereken yerlerde kullanılır. Algılama yine detektörler tarafından yapılır.
 
1.2.Köpüklü Yangın Söndürme Sistemleri
Sistem olarak ıslak borulu sprinkler sistemi ile aynı prensipte çalışır. Risk olarak yanıcı ve parlayıcı maddelere müdahalede tercih edilir. Islak alarm vanası yerine baskın vanası kullanılır.
 
1.3.Gazlı Söndürme Sistemleri
Gazlı Söndürme sistemlerinde kullanılan gaz dışında sistemin tasarımı senaryo anlamında aynı olup kullanılan bazı yardımcı malzemeler farklılık gösterebilir. Gazlı söndürmede CO2, argon, FM200 gazları kullanılır. İnsan sağlığı için teknolojik açılımlara en uygun gaz FM200 gazı olup insan sağlığına zararı minimum olan gazdır. Pnömatik kontrol vanalarıyla gaz sevk edilir burada esas önem araz eden yangının algılanması, bekleme süresi boyunca sesli uyarılma ve bekleme süresinden sonra da söndürme aşamasıdır. Mahallerde kullanılan optik ve/veya ısı detektörleriyle algılama işlemi yapılır. Burada duman ısıdan önce tespit edilebildiğinden algılama hızlı ve kontrollü yapılabilmektedir. Bu sistemlerde boşaltma işlemi gerçekleşmeye başladığında sistem geriye döndürülemez durdurulamaz bunun için algılama, uyarma, bekleme sürelerinden sonra sistem son aşamada faaliyete girer.

1.Proses – Isıtma ve Soğutma Sistemleri
 
1.1.Isıtma ve soğutma sisteminde boru çapı ve pompa seçimi birbirleriyle direkt ilişkili konulardır.
Pompa seçimi ve boru çapı dizaynında;
• Boru çapları öncelikle belirlenip bu çaplara uygun pompa seçilir.
• Pompa belirlendikten sonra buna uygun boru çapları belirlenir.
Kanal tasarımında kullanılan hız yöntemi mantığıyla paralel olarak uygun boru çapları seçilmesi sistemin dizaynını daha kolaylaştıracaktır. En uç noktalarından başlanarak ihtiyaç yükleri uygun hızlar ile beraber pompaya kadar toplanarak getirilir her kapasite artışında uygun hızlarda boru çapları hesaplanarak seçilmiş olur. Bu işlem esnasında ilgili tablolardan basınç düşümü de hesaplandığından pompanın direnci de hesaplanmış olur.
 
1.2.Ses, Titreşim, Genleşme Problemleri ve Çözümleri
Öncelikle mühendislik anlamında uygun hesaplamalar ile doğru boru çaplarının seçilmesi sesin ilk ve önemli nedenini ortadan kaldıracaktır. Ses kaynağının ikinci sebebi ise cihazlar ve armatürlerdir. Tesisat boyunca bu sesin ilerlemesi uygun askılama, sabitleme ve kompansatör kullanımı ile bu dezavantajlar ortadan kaldırılabilir.
 
1.3.Isıtma veya Soğutma Problemleri
• Tesisatta su seviyesinin düşüklüğü
• Sistemde hava yastıklarının bulunması, vanaların açık olmaması
• Tesisat suyunun kirliliği ve pislik tutucuların periyodik olarak temizlenmemesi
• Pompaların yetersizliği
• Sistemin dizaynında, mühendislik hesaplamalarında yanlışlık yapılması
• Sistemin devreye alınırken mi yoksa zaman içerisinde mi problem yarattığı tespit edilmelidir. Eğer sistem zamanla sorunlu hale gelmiş ise;
Sisteme borudan eklenenler tespit edilmeli ve kontroller buralardan başlatılmalıdır.
• Sistemde tıkanıklığın olup olmadığı kontrol edilmeli
• Sistem açık genleşme depolu sistem ise; havalık borularında su sirkülasyonu olmamalı, imbisat gidiş dönüş borularının tesisatın nerelerine saplandığı tespit edilmeli, eğer imbisat gidiş pompanın önünde ise sistem kısa devre yapabilir. İmbisat hatları yanlış bağlanmış olabilir
 
1.4.Isıtma Sisteminin Devreye Alınması
• Sistemin statik yüksekliği manometreden tespit edilerek genleşme deposunun ön basıncı statik basınca ayarlanmalıdır.
• Çalışma basıncı manometre üzerinden tespit edilmelidir. Statik yükseklik ve sistemin dolu haldeki hali sistemin çalışma basıncını verir.
• Sistemi doldururken bir yandan da havanın dışarı atılmasının sağlanması
• Sistem büyüklüğüne göre belirli süre maksimum sıcaklıkta çalıştırılmalıdır. Bu işlemi yaparken pompayı belirli zamanlarda durdurup sistemin havası boşaltılmalıdır, böylelikle su en üst noktaya kadar ulaşmış olacaktır.
• Sistemin havası alınırken eksilen su miktarı kadar tesisata su doldurulmalıdır.
 
1.5.Tesisat Renkleri
• Su (Yeşil)
• Buhar (Kırmızı)
• Hava (Mavi)
• Yanıcı Gazlar (Sarı)
• Yanıcı Olmayan Gazlar (Sarı)
• Asitler (Oranj)
• Bazlar (Eflatun)
• Yanıcı Sıvılar (Kahverengi)
• Vakum (Gri)

1.Kojenerasyon Sistemleri
 
1.1.Kojenerasyon kısaca, enerjinin hem elektrik hem de ısı formlarında aynı sistemden beraberce üretilmesidir. Bu birliktelik, iki enerji formunun da tek tek kendi başlarına ayrı yerlerde üretilmesinden daha ekonomik neticeler oluşturmaktadır. Basit çevrimde çalışan, yani sadece elektrik üreten bir gaz türbini ya da motoru kullandığı enerjinin %30-40 kadarını elektriğe çevirebilir. Bu sistemin kojenerasyon şeklinde kullanılması halinde sistemden dışarıya atılacak olan ısı enerjisinin büyük bir bölümü de kullanılabilir enerjiye dönüştürülerek toplam enerji girişinin % 70-90 arasında değerlendirilmesi sağlanabilir. Bu tekniğe "birleşik ısı-güç sistemleri" ya da "kojenerasyon" diyoruz.
 
1.2.Birleşik Isı-Güç Üretiminin Yararları
 
1.2.1.Makro Düzeyde
• Yüksek birincil enerji kullanım verimliliğinin sağladığı yerel veya ithal enerji kaynaklarının tasarrufu
• Enerji çevriminin tüketim yerinde gerçekleştirilmesi sonucunda elektrik enerjisi iletim ve dağıtım kayıplarının yok edilmesi
• Merkezi santrallere göre daha kısa inşaat ve devreye alma sürelerinin sağladığı hızlı elektrik enerjisi arz satışı
• Üretilen yararlı ısı güç birimi başına çevreye atılan katı, sıvı ve gaz madde miktarının, yalnız elektrik üreten merkezi enerji santrali veya yalnız buhar üreten bir endüstri kazanına göre daha az olması
• Sanayi tarafından tüketilen elektrik enerjisinin az sayıda merkezi santral yerine, dağılmış bir şekilde endüstriyel tüketim yerlerinde üretilmesinin ulusal güvenliğe sağlayacağı katkı
 
1.2.2.İşletme Bazında
• İşletmenin azalan toplam enerji giderleri, nihai ürün kalitesini düşürmeden maliyetini azaltacak, şirketin rekabet gücü artacaktır.
• İşletmenin enerji temin güvencesi olacak, üretim kesintilerinin yol açtığı ziyanlar ortadan kalkacaktır.
 
1.3.Kojenerasyonda Üretim Teknikleri 
Kojenerasyon iki çeşit ana tahrik ünitesi vasıtasıyla uygulanmaktadır:
• gaz türbini 
• gaz motoru ya da dizel motor 
Gaz türbinleri kojenerasyon uygulamaları için yaygın olarak 4,5 - 20 mw güç aralığında kullanım bulmaktadır. Buna karşılık gaz motorları da daha küçük güçlerde, yurdumuzda da özellikle 1 mw seviyelerinde uygulanmaktadır. Ancak gaz motor kojenerasyon uygulamalarını bu boyutta sınırlamak doğru değildir. Tek modülde 100 kw seviyelerinden 3 mw seviyelerine kadar motorlar mevcut olup, bunların çoklu modülleri ile yapılan santrallerde 10 mw seviyelerine ulaşılması Avrupa'da yaygın uygulamalardır.
Bu üniteler kendi başlarına sadece elektrik üretebilecek durumdadır. Bu üniteleri kojenerasyon sistemi haline getirmek için dışarı atılan ısının kullanılır ısı haline dönüştürülmesi gerekmektedir. Gaz türbininde bu ısı egzoz gazı ısısı şeklinde olup, bir atık ısı kazanı marifetiyle bu ısı proses ihtiyacına göre buhar, sıcak su, kızgın su ya da kızgın yağ üretmek için kullanılabilmektedir.
Diğer bir yaygın kullanım alanı da egzoz gazının hava ile karıştırılarak direkt kurutma aplikasyonlarında kullanılmasıdır. Bu işlemler sayesinde toplam çevrim verimi % 80 seviyelerini yakalayabilmektedir. 
Gaz motorlarında ise atık ısının yaklaşık 1/3 oranı egzoz gazından 2/3 de motorun soğutma sistemlerinden geri kazanılmaktadır. Şekilde görüleceği üzere soğutma devreleri; silindir-gömlek soğutması, karterdeki yağın soğutulması ve turbocharger soğutmasından oluşmaktadır. Buna egzoz eşanjöründen elde edilen ısı eklenmektedir.
Motor kojenerasyon sistemlerinin bu soğutma gerekliliği özellikleriyle geri kazanılan ısı en verimli şekilde sıcak su olarak kullanılabilmektedir. Böyle bir sistemde toplam sistem verimi % 90 seviyesini geçebilmektedir.
 
1.4.Kojenerasyonda Sistem ve Kapasite Seçimi 
Bu sistemlerin seçimi başlıca şu kriterlere göre yapılır: 
• İşletmenin elektrik-ısı tüketim yapısı ve ısı-elektrik tüketim dengesi 
• İşletmenin yıllık çalışma süresi 
• İşletmenin enerji ihtiyacı seviyesi 
• Birincil enerji kaynaklarının (gaz, lpg, nafta, fuel oil) temin edilebilirliği ve ekonomik uygulanabilirlikleri

1.Havalandırma Tesisatı
 
1.1.Kanal Dizayn Yöntemleri
 
1.1.1.Eş Sürtünme Yöntemi
Dizayn olarak yaygın kullanılan bu yöntemde, sürtünme kaybı sabit tutularak beslenme yönünden akış yönüne doğru hız azaltılarak çaplandırma işlemi yapılmış olur. Bu yöntemde hız giderek azaldığı için, ses ve titreşim dezavantajı ortadan kalkmış olur.
 
1.1.2.Statik Geri Kazanma Yöntemi
Hesap olarak eş sürtünme yöntemine nazaran daha karmaşık olan bu sistemde ana hat ve kollarda basınç düşümü sağlandığı için, sistemin refluj ayarı daha sağlıklı yapılabilir.
Kanal güzergahının uzun olduğu durumlarda, kanal boyutunun büyümesi  ve meydana gelen hız düşümü, izolasyon maliyetinin artmasına ve konstrüksiyon olarak yer kaplamasına neden olmaktadır.
 
1.1.3.Uzatılmış Plenumlar
Kısa mesafelerde ana hat üzerine saplanan kollar şeklinde dizayn edilen kanal yöntemidir, bu yöntemde, hava hızı düştüğünden ve hava hızı hemen hemen her yerde aynı olduğundan ısı kazancı ve ısı kaybı fazladır.
 
1.1.4.Hız Yöntemi
Debilere göre uygun hızlar tecrübeye dayalı olarak seçilir ve cihaza yaklaşarak hızlar artırılır. Ayrım noktalarında debi-hız orantısı korunarak sistemin dengesi sağlanmış olur. Tamamen tecrübeye dayalı bu yöntem, projelerde sık kullanılan bir yöntemdir.
 
1.1.5.Havalandırma ve İklimlendirme Sistemlerinde Gürültü Kontrolü
Kanal dizaynının en belirleyici parametresi olan ses ve titreşim kanal tesisatında dikkat edilmesi gereken en önemli unsurların başında gelir.
Ses ve titreşimin oluşum nedenlerini birkaç ana başlıkta toplayacak olursak bunlardan en önemlisi santrallerde oluşan ses ve titreşimin kanal yardımıyla başka bölümlere taşınması ve dizayn esnasında hız – debi ve sac kalınlığının seçimlerinde yaşanan eksikliklerdir.
Önlem olarak santraller ile kanal bağlantılarına özel izolatör görevi gören ürünler kullanmak ayrıca bu debileri taşıyabilecek özel susturucular ile sesi minimize etmek gerekir.
Ayrıca cihazın montaj şekilleri ve sabitleme tekniklerinde de özel izolatör görevi gören ürünler kullanılmalıdır. Tabii ki bunların en başında, tecrübeli mühendisler tarafından uygun hızlarda dizayn edilmiş kanalın uygulanması gelmektedir.
 
1.2.Hijyenik Klima
 
1.2.1.Hijyenik Klima Nedir?
Kelime anlamından da anlaşılacağı üzere sağlıklı anlamına gelen hijyen kelimesinin klimaya uyarlanması ve kusursuz sonuçların alınması mühendisliğin gelişimiyle paralel günümüzde en üst noktaya ulaşmıştır. Hava kalitesinin sağlanması için ihtiyaçların belirlenmesi ve bu ihtiyaçlara uygun cihaz ve imalatın yapılması azami derecede önem arz etmektedir.
 
1.2.2.Hijyenik Klima Tasarımında Dikkat Edilmesi Gerekenler
• Hava çevrim katsayısının iyi hesaplandığı doğru bir proje
• Tasarlanan sistemin anlık değişimlere (dış hava sıcaklığı, iç hava sıcaklığı, dış hava kalitesi, iç hava kalitesi v.b.) anında cevap verecek otomasyonun iyi kurgulanması
• Bakteriyel üremelerin minimumda tutulabilmesi için bunu destekleyen cihaz, kanal ve hava dağıtıcı ürünlerin ilgili şartnamelere uygun olarak seçilmesi.
 
1.2.3.Hava Dağıtımı ve Kontrolü
Konforlu bir alan için üretilen havanın kontrolü uygun seçilecek ürünlerle mümkündür. Bu ürünlerin seçiminde projenin uygulandığı binanın yapısı, mimarisi, hizmet edeceği alan gibi bazı kriterlere bağlı kalınarak seçilmelidir.
• Menfezler: Mahallerde havanın en basit şekilde iletilmesini ve alınmasını sağlar.
• Anemostadlar: Mahaldeki havanın dört yöne homojen dağıtılmasını sağlar.
• Swirl Difüzörler: Hava debilerinin yüksek olduğu dağıtımlarda tercih edilir.
• Jet Difüzörler: Atış mesafelerinin yüksek olduğu hızların yüksek seçilebileceği durumlarda tercih edilir.
• Hava Damperleri (Volume Damper): Hava akışlarını ve debilerini kontrol eden bir üründür.
• Stot Difüzörler: VAV uygulamalarında lineer atışlar için tercih edilir.
 
1.3.Yangın Duman Kontrol Sistemleri
Kontrol sistemleri binanın özelliğine göre ve ilgili şartnameler eşliğinde dizayn edilmelidir. Dizaynda aşağıdaki başlıklar dikkate alınarak kontrol sistemi oluşturulur.
• Kontrol sistemini bölgelere ayırmak
• Dumanın tahliyesi için tahliye kanalları, bacaları ve kapakları yapılmalı
• Yangın ve dumanın hareketini kontrol eden damperler kullanılmalı
• Güvenli bölümler ve alanlar oluşturulabilmesi için basınçlandırma yönteminin uygulanması
Mahaller öncelikli sıraya göre bölgelere ayrılmalı ve tasarım buna göre kombine edilmelidir. Tasarımı bu şekilde oluşturulan binada, dumanın tahliyesi içinde gerekli imalat yapılarak tahliyenin kolaylaştırılması gerekir.
Bu tahliye yapılırken diğer bölümlere yangının ve dumanın kötü kötü yönde tesirini engellemek ve kontrol altına almak için uygun damperler kullanılmalı, bu damperler otomatik kapanan yangın damperleri ile motorlu olarak çalışan otomasyon ile hareket eden duman damperleri ile sağlanmalıdır. Bu işlemler sırasıyla yapıldıktan sonra kaçışı güvenli hale getirmek için yangın kaçış merdivenlerinin dumandan kötü yönde etkilenmemesini sağlamak için merdivenlerin pozitif basınçla basınçlandırılması gerekmektedir. Bu basınçlandırma uygunluğu onaylanmış cihazlarla yapılmalıdır.

1.Yenilenebilir Enerji
 
1.1.Güneş Enerjisi
 
1.1.2.Güneş Enerjisi Nedir?
Güneşten gelen, dünya atmosferi dışında şiddeti sabit, 1370 W/m2 olan ve yer yüzeyinde 0-1100 W/m2 değerleri arasında değişen yenilenebilir bir enerji kaynağıdır.
 
1.1.3.Kullanım Alanları ve Faydaları
Yenilenebilir  enerji kaynakları arasında yer alan güneş enerjisi, insanlık ve çevre için önemli bir enerji kaynağıdır. Ülkemizin her bölgesinde güneş enerjisi kaynağını verimli hale getirmek mümkündür. Sistem olarak uygulanması karmaşık olmadığı gibi yerel olarak da uygulanabilir. Binaların ısıtılması, soğutulması, endüstriyel, bitkilerin kurutulması ve elektrik üretimi güneş enerjisinin yaygın olarak kullanıldığı alanlardır. Güneş enerjisi sistemleriyle toplanan güneş enerjisinin çok önemli bir kısmı, ısı üretiminde kullanılır. Bu uygulama yakıt tasarrufu sağladığı gibi zararlı gaz emisyonları ile çevrenin kirletilmesini de önler.
Her şeyden önce güneş, bol ve tükenmeyen enerji kaynağı, temiz bir enerji türüdür; çevreyi kirletici, duman, gaz, karbon monoksit, kükürt ve radyasyon gibi külfetleri yoktur.
Yerel uygulamalar için elverişlidir. Enerjiye ihtiyaç duyulan, hemen hemen her yerde güneş enerjisinden yararlanmak mümkündür. Dışa bağlı olmadığından ekonomik bunalımdan bağımsızdır.
Birçok uygulaması için karmaşık teknolojiye gerek duyulmamaktadır. Ulaşım problemi yoktur, güneşin her yerde olduğu düşünülünce enerji gereksinimi olan bölgeye kurulabilir.  Kurulan sistemlerin bakım maliyetleri yoktur veya çok azdır. Boş alan olarak duran çatıların işlev kazanarak enerji üretmesi sağlanabilir.
 
1.1.4.Güneş enerjisi sistemlerinin başlıca tipleri şunlardır :
 
1.1.4.1.Termodinamik sistemler
 
1.1.4.1.1.Pasif güneş sistemleri
• Direkt toplama
• Termal depolama duvarı
• Güneş uzayı (sun space)
 
1.1.4.1.2.Aktif güneş sistemleri
• Termal stasyoner (durağan) sistemler: Güneş enerjisi, güneş kollektörleri sayesinde toplanarak, kullanılacak sisteme verilir. Burada kullanılan kollektörlerin tipleri vardır.
• Flat-Plate Kollektör (Düz plakalı kollektörler)
• Tubular Kollektör (Boru şeklindeki kollektörler)
• Concentrating Kollektör
• Solar Ponds (güneş havuzları)
• Termal Güneş Tarayıcı Sistemler
 
1.1.4.2.Fotovoltaik Sistemler
Bu sistemlerdeki voltaik toplayıcılarda, güneş enerjisini doğrudan elektrik enerjisine dönüştürmek için, Cd S ya da silikon maddelerinden güneş pili imal edilir, bu maddeler üzerine gelen güneş ışınları anında elektrik enerjisine dönüştürülerek kullanılır. Bu sistemlerde güneş izleme düzeni ile her an mümkün olan en yüksek güneş enerjisinden yararlanılır. Güneş izleme düzeni pahalı olduğundan bu tip toplayıcılardan, izleme düzeni olmadan da yararlanılmaktadır. Yapay uyduların elektrik enerjisi fotovoltaik toplayıcılardan sağlanmaktadır.
Fotovoltaik toplayıcılar, çok yüksek maliyeti ve sadece %10 mertebesinde verimli çalışmaları nedeniyle yaygın olarak kullanılmamaktadır. Buna rağmen uydularda zorunlu olarak kullanılmakta  ve radyo vs. gibi ev aletlerini çalıştırmaktadır.
 
1.1.5.Kullanım Suyu Isıtmasında Güneş Enerjisi Sistemleri
Güneş enerjisi sayesinde yıllık kullanılan sıcak su ihtiyacının bir kısmı karşılanır. Bu oran kış aylarına nispeten yaz aylarında daha fazladır. Böyle bir sistemin kurulduğu yerlerde, kış aylarında meydana gelebilecek zorluklar da düşünülerek sistem kurulmalıdır.
 
1.1.6.Isıtma Sisteminde Güneş Enerjisi Sistemleri
Yakıt sarfiyatını ve bunun akabinde çevreye verilen zararı minimize etmek için ısıtma sisteminde de güneş enerjisi sistemi kullanılır. Bu tip bir uygulamada güneş enerjisi sistemi sadece; ısıtma sistemi dönüş suyu sıcaklığı, güneş enerjisi sıcaklığından daha düşük olduğu zaman ısı verir. Bu nedenle, düşük işletme sıcaklıklarına göre tasarlanmış, geniş ısıtma yüzeyli radyatör veya yerden ısıtma tesisatlarında güneş enerjisi sistemlerinin kullanılması idealdir. Yukarıda da bahsedildiği gibi bu sistemin kış aylarında yetersiz kalmasına istinaden diğer ısıtma ekipmanları devreye girmelidir.
 
1.2.Rüzgar Enerjisi
Rüzgar enerjisi, güneş radyasyonunun yer yüzeylerini farklı ısıtmasından kaynaklanır. Yer yüzeylerinin farklı ısınması, havanın sıcaklığının, neminin ve basıncının farklı olmasına, bu farklı basınç da havanın hareketine neden olur. Güneş ışınları olduğu sürece rüzgar olacaktır. Rüzgar güneş enerjisinin bir dolaylı ürünüdür. Dünyaya ulaşan güneş enerjisinin yaklaşık % 2 kadarı rüzgar enerjisine çevrilir. Dünya yüzeyi düzensiz bir şekilde ısınır ve soğur, bunun sonucu atmosferik basınç alanları oluşur, yüksek basınç alanlarından alçak basınç alanlarına hava akışı yapar.
 
1.2.1.Rüzgar Kullanım Alanları
• Elektrik üretme
• Pilleri şarj etme
• Su depolama
• Taşımacılık
• Su pompalama
• Tahılların öğütülmesi
• Soğutma
 
1.2.2.Enerji Üretiminde Rüzgar Kaynağının Üstünlükleri
• Temiz
• Bedava
• İklim değişikliği sorununa çözüm
• Hava kirliliği sorununu azaltır
• Enerji güvenliği sağlar
• Enerji arzını çeşitlendirir
• Yakıt ithalini önler
•  Yakıt maliyetleri yok
•  Ulusal kaynaklar için devletler arası anlaşmazlıkları önler
•  Kırsalda elektrik ağını geliştirir
• İstihdam ve bölgesel kalkınma sağlar
• Fosil yakıtların fiyat değişkenliğinden kaynaklanan karmaşıklığı önler
•  Modülerdir ve çabuk kurulur
•  İthalat bağımlılığı yok
• Yakıt fiyatı riski yok
• Karbon emisyonu yok
•  Kaynak tükenmesi yok – küresel rüzgar kaynağı küresel enerji talebinden daha büyük
• Arazi dostu – rüzgar santrali içinde veya etrafında tarım/sanayi faaliyetleri yapılabilir
•  Uygulama esnekliği – büyük ölçekli ticari santraller veya ev tipi uygulamalar mümkün
•  Ulusal yarar – Geleneksel yakıtların aksine, enerji güvenliği açısından yakıt maliyetlerini ve uzun dönemli yakıt fiyatı risklerini eleyen ve ekonomik, politik ve tedarik riskleri açısından diğer ülkelere bağımlılığı ortadan kaldıran yerli ve her zaman kullanılabilir bir kaynaktır.
 
1.2.3.Rüzgar Potansiyeli
Dünyada rüzgar gücünde liderlik yapabilir piyasalar: Avustralya, Kanada, Çin, Fransa, Hindistan, İtalya, Filipinler, Polonya, Türkiye, İngiltere ve ABD. Bu piyasalar başlangıç safhasında ve fakat gelişme aşamasındadır ve ana rüzgar büyümesi buralarda gerçekleşebilir.
Teknik olarak kullanılabilir toplam hazır küresel rüzgar kaynağı tahmin edilen toplam dünya elektrik talebinin iki katından daha büyüktür.
Dünya rüzgar kaynağı 53 TWh/yıl olarak hesaplanmakta, 2020 yılında dünya elektrik talebi artışının 25,579 TWh/yıl olacağı öngörülmektedir.
2020 yılına kadar dünya elektrik tüketiminin %12 miktarını rüzgar enerjisinden karşılama senaryosuna göre yatırımlar, maliyetler ve istihdam:
2020 yılında 1,245 GW dünya rüzgar gücü hedefine ulaşmak için gereken yatırım miktarı 692 milyardır. Bu süre içinde üretim maliyetlerinin 3.79 e-cents/kWh'dan 2.45 e-cents/kWh'a düşmesi beklenmektedir. Yine bu süre içinde dünya çapında rüzgar endüstrisinde imalat, kurulum ve diğer iş kollarında 2.3 milyon iş imkanı sağlanacaktır.
Rüzgar enerjisi enerji geleceğimizde ve iklim değişikliğini önlemede büyük bir role sahiptir. Halen dünyada en hızlı büyüyen enerji sektörlerinden biridir. Gelişmiş ülkeler sera gazı gaz emisyonlarından korunmak için dünyada rüzgar gücü geliştirmelerini teşvik etmek ve desteklemek zorundadır.
Rüzgar gücü küresel çapta kullanıma hazır ve gerekli olan güç teknolojilerinin en etkililerinden biridir ve diğer geleneksel güç santrallerinden çok daha çabuk kurulabilmektedir. Rüzgar türbinlerinde küresel piyasa 2020 yılına kadar şimdiki 8 milyar €’dan 80 milyar € yıllık iş hacmine çıkacaktır.
Zamanımızın küresel enerji politikaları sadece iklim değişikliği ile değil, aynı zamanda enerji talep artışları ve enerji sağlamada güvenlik konuları ile de önemlidir. Bu üç konuda rüzgar enerjisi bir liderlik adayıdır.
Bir rüzgar türbininden üretilen elektrik enerjisinin en verimli şekilde kullanılması için enerji tüketimi rüzgar mevcudiyetine göre uyarlanmalıdır (ulusal şebekeye çok az bir besleme yapıldığı varsayılarak). Hava tahminleri yüksek ve düşük rüzgar periyotlarının planlanmasında kullanılabilirler.

1.Enerji Ekonomisi
 
1.1.Sıhhi Tesisatta Enerji Ekonomisi
Yaşadığımız çevrenin dengesini bozmadan, kullanma soğuk ve sıcak su tüketimini mevcut konforu düşürmeden azaltmak, su maliyetlerinde de ciddi tasarruflar sağlayacaktır. Su tüketimini azaltmak, mekanik tesisatlarda bulunan bütün ekipmanların kullandığı enerji gücünü de azaltmak demektir. 
Su tüketiminin azaltılması sonucu;
• Su tüketiminin ve maliyetinin azaltılması
• Su dağıtım ve basınçlandırma sistemlerinde enerji ekonomisi
• Sıcak su tesisatında enerji ekonomisi
• Hijyen
• Lejyoner hastalığı riskinin önlenmesi
gibi faydalar sağlanmaktadır.
Sıhhi Tesisatta Enerji Ekonomisini başlıklar halinde açıklayalım;
 
1.1.1.Temiz Su Tesisatında Su Tüketimini Azaltmak
Nüfus artışı ve refah düzeyinin yükselmesi ile beraber en kıymetli kaynaklardan biri olan suya olan ihtiyaç da artar. Buna bağlı olarak suyun kullanıldığı her alanda ciddi ekonomik kayıplar meydana gelir. Konu başlığımız olan temiz su tesisatında su tüketimini azaltmak, çeşitli kriterler doğrultusunda sağlanır. Bunlar;
 
1.1.2.Mimari Tasarım Önlemleri
Banyo, wc gibi ıslak hacimler mimari planları çizilirken düşey doğrultuda üst üste ve yatay doğrultuda da yan yana yerleştirilmeli ve mümkün olduğunca  mekanik tesisat merkezine yakın olmalıdır. Bu mimari projeye göre mekanik tesisat şaftları oluşturulmalı ve ıslak hacimlerdeki şaftın yeri, şaft ile son armatür arasındaki mesafe en az olacak şekilde tasarlanmalıdır. Böylece ;
• Boru maliyeti,
• Pompalama, elektrik enerjisi maliyeti,
• Kullanma sıcak suyu ve sirkülasyon borusundan ısı kaybı,
azalır.
 
1.1.2.1.Kullanma sıcak, soğuk su ve sirkülasyon boruları donma riskini azaltmak için, soğuk bölgelerde dış duvar içinden geçirilmemelidir.
 
1.1.2.2.Binalarda kullanılan su depolarının konulacağı yer toprak altında olmalıdır. Toprak üstünde güneş ışınlarından dolayı depolarda bakteri üremesi çok hızlı gerçekleşmektedir. Ayrıca depoların içi yüzeyi pürüzsüz olmalıdır. Bu sayede tesisata dağılan suyun kirlenmesinin önüne geçilir.
 
1.1.3.Daha Az Su İle Daha İyi El Yıkama
Ellerimizi yıkarken su tüketim sarfiyatı çok fazladır. Kimisi ellerini sabunlarken suyu açık tutar ve boşa su akar. Aynı zamanda elleri yıkarken bol su kullanmak yerine gerektiği kadar ve doğru el yıkama alışkanlığı edinilmesi gerekir.
 
1.1.4.Mekanik Tasarımda Önlemler
Lavabo muslukları ve duş bataryaları için alınabilecek önlemler; seçilen armatürler kullanıcıya hoş gelen ve kaliteli ürün olmalıdır. Su tüketimini azaltmak için, tesisatlarda kullanılan armatürler sensorlu tip seçilebilir. Bu sayede kullanıcının elleri aktif bölgede olmadığı zaman çalışmayarak sarfiyatın önüne geçilir. Seçilen armatürler verim özellikleri dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Vitrifiye seçimi; Vitrifiyeden kasıt klozet ve pisuarlardır.
 
1.1.4.1.Klozetlerde Dikkat Edilecek Hususlar
• Yüzey yıkama yeteneği (tam yıkama)
• Temizleme kapasitesi (rezervuar su hacmi)
• Rezervuar iç takımı kalitesinin rezervuara uyumu (rezervuarda su kaçağı riski olmaması)
 
1.1.4.2.Pisuarlarda Dikkat Edilecek Hususlar
• Yüzey yıkama yeteneği (koku sorununu önler)
• Klasik tip pisuar muslukları seçilmemelidir
• Otomatik pisuarlarda su kontrolü yapılmalıdır
• Bas tipi pisuar musluklarının maliyeti düşük olduğu için kullanımını yaygınlaştırmak gerekir.
 
1.1.4.3.Genel olarak
Boylerin soğuk su girişine genleşme deposu monte edilmelidir. Genleşme deposu, içindeki suyu sirküle eden, hijyenik tip olmalıdır. Türkiye’de bu alışkanlık olmadığı için emniyet ventilleri akıtmakta veya damlatmaktadır. Bu hem emniyet açısından risk oluşturmakta, hem de su kaybına neden olmaktadır.
Radyatörlere dönüş musluğu takılmalıdır. Bu şekilde çok önemli miktarlarda su tasarrufu mümkün olur.
 
1.1.5.Su Dağıtım ve Basınçlandırma (Hidrofor) Sistemlerinde Ekonomi
Yüksek yapılarda, sistemi basınç kademelerine ayırarak, her kademeye  özel hidrofor kullanmak daha doğrudur.
 Gereksiz yere hidrofor basıncı yükseltildiğinde;
• Pompa verimi düşer.
• Hidrofor pompalarındaki elektrik enerji tüketimi artar. Fazla enerji, sürtünmelerle kaybedilir.
• Musluktan akan su debisi artar ve gereksiz su tüketimi olur.
• Tesisattaki konfor bozulur. Tesisattın bazı noktalarında kaçak oluşabilir.
 
1.1.6.Kullanma Sıcak Suyu Tesisatında Ekonomi
Kullanma suyu ısıtma işlemi yıl boyunca genellikle çalışır bu sebep ile enerji tüketimi olur. Kullanma sıcak suyu tüketiminin azaltılması aynı zamanda ısıtma enerjisinden tasarruf anlamına da gelir. Sıcak su tesisatındaki verimsizlikler;
• Kazanlardan (seçilen kazan tipi ve yıllık kullanma verimi)
• Boylerlerden
• Dağıtım ve sirkülasyon boru tesisatından
• Boylerdeki su sıcaklığının yüksek seçilmesinden
• Hidrofor sisteminin basıncının yüksek seçilmesinden
• Musluk ve batarya tiplerinden 
kaynaklanabilir.
Yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda, tesisat kurulum aşamasındayken bütün ekipmanlar doğru ve ekonomik bir şekilde seçilmelidir.
 
1.1.7.Hijyen
• Su kaynaklarının temiz tutulması
• Suyun depolanması ve taşınması esnasında bütün hijyen kurallarına uyulması
• Suyun depolandığı yerde güneşe maruz kalmaması
• Su klorlama, dezenfeksiyon işlemlerinin bilinçli yapılması
gerekir. Bu sayede hijyen koşulları  yerine getirilmiş olur.
 
1.1.8.Lejyoner Hastalığı ve Isı Ekonomisi
Suda bulunan Legionella bakterisi, lejyoner hastalığına sebep verir. Klora diğer bakterilerden daha dayanıklıdır. Şebekeye verilen suda, klorlama işlemi yapılmasına rağmen her zaman düşük konsantrasyon oranlarında legionella bakterisinin bulunduğu kabul edilir.
Legionella bakterisinin kolonileşmesini önlemek için birçok yol vardır;
• Termik dezenfeksiyon
• Yüksek sıcaklıkta çalıştırma
• Bakır-gümüş iyonizasyon sistemi
• Klordioksit gaz enjeksiyonu
• UV radyasyon yöntemi
• Ozon
• Aşırı klorlama
• Filtreleme ve yeniden klorlama yöntemi
Filtreleme yöntemine ek olarak haftada iki kere dörtlü amonyum biocide kullanılabilir.
 
1.2.Isıtma Sistemlerinde Enerji Ekonomisi
Bütün sistemlerde olduğu gibi ısıtma sistemlerinde de enerji ekonomisi çok önemlidir. Kaldı ki ısıtma sistemlerinin ihtiyacı olan petrol, doğalgaz ve kısmen elektrik enerjisi en pahalı enerji çeşitleridir. Gelişmekte olan ülkemizde bu enerji türleri birim fiyat itibarı ile pahalıdır. Bunun için tasarruf yoluna gitmek hem maddi kazanç sağlar hem de israfa engel olur. Burada amaç, kullanılmadan tüketilen enerji miktarını en aza indirmek olmalıdır.
Sistem çözümleri esnasında bu enerji tasarrufu düşünülmelidir. Isıtma sistemlerinde  de maalesef görünmeyen veya bir başka deyimle göremediğimiz enerji kayıpları çok ciddi boyutlardadır.
Bu konuda yapılması gereken, diğer sistemlerde olduğu gibi bina yapım aşamasında sistem çözümlerinin titizlikle seçilmesidir. Ayrıca yapılan imalatlarda projeye ve kriterlere uyulması gerekmektedir. Sistemlerde dikkat edilecek hususlar;
Isıtma tesisatlarında kriterlere uygun şekilde gerektiği yerlerde boru izolasyonu yapılmalıdır. Ayrıca vana izolasyonu da yapılmalıdır. Buna rağmen ısı kayıpları oluşmaktadır. Kollektörün ayakları da ısı köprüsü yapmakta, sıcak su taşıyan boruda taşınan ısıyı çalmaktadır. Borular incelendiğinde taşıyıcılar ve konsollar da ısı köprüsü gibi davranmaktadır. Sıcak su sirkülasyon pompalarında izolasyon olmadığı için ısı kaybı olur. Kullanım sıcak suyu sirkülasyon pompaları ve depolama tankı kapakları da ısı kaybı noktalarıdır. Tesisatta bulunan diğer cihazlardan da buna benzer ısı kayıpları oluşabilir.
Bütün bunlarla beraber ısı kayıplarını önlemek ve enerji tasarrufu sağlamak için bazı önlemler alınabilir. Bunlar aşağıda yazıldığı gibidir:
• Isı yalıtımı
• Isıtmada sistem seçimi (Kömür, Fuel-oil ve Motorin, Lpg, Doğalgaz)
• Kazan kontrol panelleri ile ekonomi
• Alternatif enerjiler (güneş enerjisi, rüzgar enerjisi, ısı pompaları, yakıt hücreleri, hidrolik enerji, jeotermal enerji, deniz kökenli enerji, biokütle enerji, ısı depolayıcılar)
• Şöminelerin ısıtma tesisatında kullanılması
 
1.3.Klima Sistemlerinde Enerji Ekonomisi
Klima sistemlerinde kullanılan enerji elektrik enerjisidir. Bu durumda ülkemizde birim enerji maliyeti (kcal/h TL) en yüksek olan elektrik enerjisi kullanılmaktadır. Klima sistemlerinde konfordan fedakarlık etmeden tasarruf yoluna gidilirse büyük oranda kazanç sağlanır.
 
1.3.1.Enerji Tasarruf Oranının Düşürülmesi
Isı kazancı, yapıda alınabilecek pasif önlemlerle azaltılarak soğutma yükü düşürülebilir. Yazın iç sıcaklık değerinin 1°C daha yüksek seçilmesi, enerji tüketiminde %7'nin üzerinde tasarrufa imkan verebilmektedir. Klima sistemlerinin, uygulanacak yapılarda en uygun olanı seçilmelidir. Bu amaçla klimalarda en çok enerji tüketen unsurlar fanlar olduğu için, sistem ona göre değerlendirilmelidir. Bununla beraber hava kanalları imalatları ve izolasyonları istenilen kriterlerde yapılmalıdır ki enerji tasarrufu sağlanabilsin.
Ayrıca soğutma ekipmanları bünyesinde çalışan bütün cihazlar/pompalar titizlikle seçilmeli ve yapılan imalatların projeye uygunluğu sağlanmalıdır.
Yukarıda belirtildiği gibi klima sistemlerinde enerji ekonomisini sağlamak için, ilk olarak, uygulanacak yer ile ilgili kriterler seçilmelidir. Mühendislik hesaplarına göre detaylar çözülüp uygun cihaz alımı ve uygun imalat-montaj yapılmalıdır.
 
1.3.2.Enerji Ekonomisinde Alınacak Önlemler
• Isı yalıtımı
• Pencereler
• İç hava kalitesi
• Sistem seçimi ve verimi
• Cihaz verimleri, pompalar, klima santralleri ve fanlar
• Otomatik Kontrol
• Sürdürülebilirlik ve çevre
• Optimizasyon
• Türkiye şartları
• Elektrik tüketimi
• Mal sahibi-müteahhit çelişkisi
• Enerji kimlik belgesi
• Toplam konforun mu, toplam ekonominin hedef alındığı
• Küçük tasarrufların toplamı: çok büyük tasarruf
• Tesisat Mühendisleri
Yukarıdaki önlemler çerçevesinde bütün hesaplamalar yapılıp doğru olanı uygulamak gerekmektedir.

Isıtma Tesisatı

 

İlgili ekipmanların, tarafımızdan hazırlanan mekanik tesisat projesine veya işe ait mevcut projeye göre temin edilerek montajının yapılması, tesisin çalışır vaziyette teslimini içerir.

Bayındırlık Bakanlığı İnşaat ve Tesisat birim fiyatları kitabındaki 151.000 pozundan başlayıp 193.000 pozuyla biten tüm kalemleri içerir.

Konunun içeriği özetle; Sıvı, gaz, katı yakıtlı muhtelif tipte kazanlar ve aksesuarları, İki geçişli kazanlar, Üç geçişli kazanlar, çelik kazanlar, Dilimli kazanlar, Kömürlü kazanlar, Stokerli kazanlar, Brülörler, Pompalar (üç hızlı sirkülasyon pompası, tek hızlı sirkülasyon pompası, santrifüj pompalar, tek kademeli pompalar, çok kademeli pompalar, frekans konvertörlü pompalar, pis su pompaları, tahliye pompaları)ve Vana grupları(kelebek vanalar lug tipi-wafer tipi, paslanmaz çelik kelebek vanalar, pik küresel vanalar, pistonlu vanalar, flanşlı küresel vanalar, dişli küresel vana-pislik tutucu-çek vanalar, balans vanaları, Panel ve Borulu Eşanjörler, plakalı eşanjörler, Kontrol Ekipmanları (Termometre, Manometre, Hidrometre), Isıtıcılar (Radyatörler, apareyler, fan-coiller, dökme dilimli radyatör), Kombiler, Termostatik vana, Radyatör vanaları, Kapalı Genleşme tankları, genleşme tankı silindirik-prizmatik, hava tüpü 5 lt, hava tüpü 10 lt, Emniyet elemanları, kaynaklı imalatlardır. boru konsolları, boru kelepçeleri, galvanizli içi lastikli kelepçeler.